Evrenselcilik, Küreselcilik ve Weltbürgerkrieg (küresel iç savaşı): Carl Schmitt’in Perspektifi
“Carl Schmitt, ancak büyük alanlara (Großräume) bölünmüş bir düzenin -yani çok kutuplu bir sistemin- kalıcı ve güvenilir bir barışı sağlayabileceği temel fikrinden yola çıkıyordu. Buna karşılık, küresel sermaye ve mal dolaşımı temelinde kurulan dünya çapındaki bir hâkimiyetin kurumsal düzensizliğe ve siyasi çatışmalara yol açacağını düşünüyordu. Şöyle diyordu: “Böyle somut bir mekândan hareket eden ilkenin tam karşıtı, bütün yeryüzünü ve insanlığı kapsayan evrenselci bir dünya ilkesidir. Bu ilke, doğası gereği, herkesin her şeye karışmasına yol açar. Mekân düşüncesi ise sınırlandırma ve paylaştırma açısından bir bakış içerir ve bu nedenle düzenleyici bir hukuk ilkesi ortaya koyar. Evrenselci dünya-müdahale iddiası ise her türlü makul sınırlandırmayı ve ayrımı yok eder.
Schmitt, Dante ve benzerlerinin genel geçer bir kural ve değer sisteminde en yüksek bir karar merciisi bulunması gerektiği yönündeki düşüncesini tam tersine çevirir: Çünkü ona göre böyle bir durumda herkes her şeye karışır ve barış yerine savaş ortaya çıkar. Üstelik bu savaş artık “sınırlandırılmış” bir devletler savaşı değil, hiçbir kuralı olmayan bir “dünya iç savaşına” dönüşür. Bu savaş, ne mekânsal ne de zamansal olarak sınırlandırılabilen, “sınırlarından çıkarılmış” (enthegter) bir savaştır.
Bu büyük alan (Großraum) teorisine düşünsel bir dayanak sağlamak için Schmitt, onu ABD Başkanı James Monroe’nun 1823 sonunda ilan ettiği doktrine bağladı. Bu doktrine göre Amerika, coğrafi bütün olarak, Avrupa güçlerinin siyasi ve askeri müdahalelerine kapalıydı; çift kıtanın (Amerika kıtalarının) herhangi bir yerinde bunun aksine atılacak bir adım, Amerika Birleşik Devletleri’nin kararlı direnişiyle karşılaşacaktı. Monroe böylece tüm Amerikan kıtası üzerinde ABD’nin üstünlüğünü talep etmiş oluyordu.
Schmitt, ABD başkanları Theodore Roosevelt, Woodrow Wilson ve Franklin D. Roosevelt’i, “liberal demokrasi düşüncesi ve onunla bağlantılı özellikle “serbest dünya ticareti” ve “serbest dünya pazarı” fikirlerine dayanan ideolojik bir dünya görüşü” formüle etmekle suçladı, bunun da “Anglosakson sermayesinin dünya pazarındaki hâkimiyetine hizmet eden bir araç olarak kullanıldığını” ileri sürdü. Schmitt, bu nedenle Büyük Alan teorisini yalnızca çok kutuplu olarak değil, aynı zamanda liberalizm karşıtı, bireycilik karşıtı ve kapitalizm karşıtı bir konumda da geliştirdi - işte bu yüzden son yıllarda hem sol hem sağ gruplar defalarca “mekâna yabancı güçlerin müdahale yasağı” ilkesine atıfta bulunmuştur.”
Yazar: Herfried Münkler, Welt in Aufruhr. Die Ordnung der Mächte im 21. Jahrhundert
Tercüme: Başbuğ (@anatolianbeg)


