Meclisten Cepheye: İstiklal Harbi’nin Manevi Önderleri
Mecliste mebus iken cephede savaşanlara verilen kırmızı-yeşil şeritli İstiklal Madalyasına sahip hocaların biyografileri.
Mehmed Esad İleri Efendi
Gümülcine doğumlu olan Mehmed Esad Efendi, medrese icazeti aldıktan sonra öğretmenlik, müderrislik ve vaizlik yaptı. Millî Mücadele’de Aydın Köşk Cephesi’nde topladığı gönüllülerle bizzat savaştı ve “Millî Ordu Müftüsü” olarak Aydın ve Ödemiş cephelerinde görev yaptı. Sakarya Muharebesi sırasında halka vaazlar vererek moral vermiştir. Meclise Aydın mebusu olarak katıldı ve Ankara fetvasını imzalayan isimlerdendir.
Sakarya Meydan Muharebesi’nin en şiddetli günlerinde, Ankara’nın Musalla denilen mevkiinde Millî Ordunun fahrî müftüsü Aydın Mebusu Esad Hoca, halkın hazin kalplerine teselli ve manevî kuvvet vermek amacıyla vaaz ve nasihatlerde bulunurken.
26 Ağustos 1921.
İsmail Şükrü Çelikalay Efendi
1876’da Afyonkarahisar’da doğmuş, medrese eğitimiyle birlikte öğretmenlik, okul müdürlüğü, müderrislik ve vaizlik görevleri yürütmüştür. Mondros sonrasında Millî Mücadele’ye açık destek vermiş, özellikle İzmir’in işgalinden sonra bölgedeki Kuva-yı Milliye teşkilatlanmasının kurulmasına öncülük etmiştir. Çelikalay diye anılan, sayısı 600 mücahid olan bir millî müfreze kurarak Yunanlılarla karşı bizzat savaşmıştır. Uşak Cephesi’nde tesis ettiği savunma hattı ile dokuz ay boyunca Dumlupınar’da düşmanın ilerlemesine engel oldu. Birinci Meclise Afyon mebusu olarak katılmıştır. Meclisten cepheye gidişini hatıratında şöyle aktarıyor:
“Ne kadar silah ve cephane varsa derhal bana teslim edilmesi için Ankara silah deposuna emir verdiler. Depoya gittim. Ne göreyim! 14 adet martiniden mu‘addel, tek ateşli bekçi silahlarından başka silah yoktu, bunları aldım. Sayının kırka iblâğını istedim. Ankara Kolordu Kumandanı ve Vali Vekili Nuri Bey, buna imkân olmadığını söyledi. Resmî makamlardan ümit kesilince Allah’a dayanarak bir çare düşündüm. Hemen bir gün içinde bir asker elbisesi diktirdim. Başımdaki sarığı muhafaza ederek asker elbisesini giydim. Hacı Bayram Camiinde Cuma namazından sonra kürsüye çıktım: “Ey cemaati müslimin! Kapıları kapayınız. Hiçbiriniz camiden dışarı çıkmasın. Sizinle görüşecek mühim meseleler var!” dedim, coştum söyledim. Evde duvarlarda asılı duran harp silahlarının boşuna asılı kalırsa ev sahibine lanet edeceğini anlattım. Memleket ve din tehlikede kalırsa yedisinden yetmişine kadar bütün müslümanların cihatla mükellef olduğunu belirttim. Mustafa Kemal Paşa’nın teminatını söyledim. Cemaat ağladı, ben ağladım. Nihayet arkamdaki ilmiye cübbesini çıkararak asker elbisesiyle başımda sarık olduğu halde kürsüde ayağa kalktım: “Ey cemaati müslimin! İşte ben, asker kıyafetine girdim. Cepheye gidiyorum. Memleket ve din kurtuluncaya kadar cephelerde düşmanla çarpışacağım. Memleketini, dinini seven benimle gelsin” dedim.” Herkes sağa sola koştu. O gün akşama kadar 700 silah, 600 mücahid, 120 at toplanmıştı. Ankara’dan ayrıldım. Afyon’da gelince düşmanın Uşak’a girdiğini duydum. İzzettin Bey’in kumanda ettiği cepheye giderek bir müdafaa hattı tesis ettim.”
Hafız İbrahim Demiralay Efendi
1883 Isparta doğumlu Hafız İbrahim Efendi İstanbul’da Fatih Medresesinde tahsil gördü. İzmir işgalinin ertesi gününde memur ve eşrafı evinde toplayarak İzmir’in işgalden kurtarılmasının İstanbul Hükûmetinin diplomatik teşebbüsleriyle değil, ancak milletin kendi kuvvetiyle silaha sarılmasıyla mümkün olacağını belirterek herkesin cihad için silahlanmasını ve hazırlanmasını istedi. Isparta’da Demiralay isminde 100 süvari ve 200 piyadeden oluşan gönüllü bir teşkilat kurdu ve Sarayköy ve Menderes cephesinde düşmanla bizzat savaştı. Bu birlik daha sonra 39. Piyade Alayı olarak düzenli orduya dahil edildi. Meclise Isparta mebusu olarak katılmıştır ve Ankara fetvasını imzalamıştır.
Hüseyin Hüsnü Özdamar Efendi
1875’te Isparta’da doğmuş, Konya ve İstanbul’da medrese öğrenimi görmüş ve müderrislik ile çeşitli idarî görevlerde bulunmuştur. Mondros sonrası Millî Mücadele’yi desteklediği için 1919’da İstanbul Hükûmeti tarafından Isparta Müftülüğü görevinden azledilmiştir. Isparta müftüsüyken Müdafaa-i Hukuk çalışmalarına öncülük etti, Nazilli Kongresine katıldı ve Nazilli cephesinde bizzat savaştı. Isparta mebusu olarak Meclise katılmıştır ve Ankara fetvasını imzalayanlardandır.
Abdülgafur Iştın Efendi
1879’da Balıkesir’de doğmuş, medrese tahsili sonrası müderrislik yapmıştır. Mondros sonrasında Millî Mücadele’ye açık destek verdiği için 1919’da İstanbul Hükûmeti tarafından görevden alınmış, Balıkesir ve Alaşehir kongrelerine katılmış ve topladığı gönüllülerle Anzavur ve Gavur İmam ayaklanmalarının bastırılmasında bizzat bulunmuştur. Meclise Karesi mebusu olarak katılmıştır ve Ankara fetvasını imzalamıştır.
Hafız Mehmed Şahin Efendi
1877 Antep doğumludur ve medrese icazetinden sonra müderrislik ve Eytam Müdürlüğü yaptı. Millî Mücadele başladığında Antep Savunması’nda aktif rol oynadı ve şehir savunmasında yararlılık gösterdi. Antep mebusu seçilerek Ankara’ya katıldı.
Tabii bunlar Millî Mücadele yıllarında cephede hizmet eden bütün hocalar değil, sadece aynı zamanda Ankara’da mebus olanlardır.
Müracaat edilen kaynaklar:
Birinci Dönem Milletvekili Albümü (1920–1923). Ankara: Türkiye Büyük Millet Meclisi Yayınları, 2022.
Çelik, Recep. Millî Mücadelede Din Adamlarının Rolü. Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 1998.
Kutay, Cemal. Kurtuluşun ve Cumhuriyet’in Manevi Mimarları. 2. bs., Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2021.
Sarıkoyuncu, Ali. Millî Mücadelede Din Adamları. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2012.



